24 Kasım Masalı

dsBir masal anlatacağım size.

Masalımızın kahramının adı Öğretmen. Zamansa öyle çook evvel değil samanlarda kalbur değil. Başlayalım mı?

Öğretmenimiz güzel bir ülkenin güzel topraklarının büyüttüğü güzel hayaller kuran bir güzel insan olarak yetişmiş. İçinde büyüttüğü bu güzellikleri gitmediği görmediği topraklara taa uzaklara taşımak istermiş. Bunun için düşmüş bir garip yola. Önce 5 kollu canavarları yenmek zorunda kalmış. Bu canavara halk arasında KPSS denirmiş ki bir çok kahraman olmak isteyen güzel insan için çıktığı bu yolda KPSS canavarına yenik düşmüş, kötü olanı ÇEVRE denen efsunlu şey onu rahat bırakmayınca içindeki güzelliklerde yavaş yavaş ölmeye başlamış ve güzel insan da herkes gibi olmuş…  KPSS canavarını ÇEVRE efsununu yenen Öğretmenimiz o çoook istediği topraklara gitmiş. Hiç görmediği minik canlara kavuşmuş. İçindeki güzelliklerin aynısını o minik canların gözlerinde de görünce kahraman olma isteği daha bir çoşmuş. Ama masal bu ya güllük gülistanlık gitmez devran. Hayat canavarlarla doludur. Kahraman olmak öyle üç kuruşa beş köfte değildir. Bir canavarı yenmişsen çıkarman gereken ders savaşı kazandığın değildir. O canavarın çoluklu çocuklu,analı babalı yani aile efradının da olduğunu kavramandır. Kpss canavarının uzantısı bir canavar daha çıkmış yoluna. Haydi al baştan demiş kolları sıvamış. Bu sefer gücünü yanındaki minik canlardan almış. Onları bırakmak bir yana gözlerini görememek korkusu sarmış içini. Bu yüzden var gücüyle o canavarı da yere sermiş. Derin bir nefes alacakken SÖYLENTİLER fırtınası çıkmasın mı !! Dört bir yanını sarmış fırtına. “Sen çok tatil yapıyorsun.”, “Bırak bu idealistli bu ülkeyi sen mi kurtaracaksın!”,”O çocuklara bende öğretmenlik yaparım, yata yata para kazanıyorsun.”,”Yaa ailesi önemsemiyor sen niye bu kadar düşüyorsun şu çocuğun üzerine.”, “Napıyorsun ki gel de bir benim işimde çalış.”, “Az canavarla boğuştun dur bir tana daha yetiştiriyoruz onu da salacağız üstüne.”,  “Gel bizim görüşe gün taraf olma günüdür.”, “Kalorifer yanmıyor.”, “Bütün öğretmenler aynı ben ne öğretmenler gördüm uuu Allah düşürmesin eline” , “Fotokopi makinasının kartuşu bitti.”, “Öğrenciye çok yüz vermeyeceksin Hocam.” vuuuu vuuu vuuuu esiyor kasıp kavuruyormuş fırtına. Saklanmış koca dünya da minik bir sınıfa. Kapamış kulaklarını sadece içindeki güzel şeyleri duymak için. Çünkü anlamış ki bu fırtına dinmeyen fırtına. Eee masal mutlu sonla bitmeyecek mi? Bitmez miii!! Çoook mutlu bir sonla bitiyor ama o mutluluğu görmek için o minik sınıfa gitmeniz gerek. Çünkü büyü sınıfın kapısından çıkınca bozuluyor. Her şey Söylentiler Fırtınasına teslim oluyor..

Ey bu masalın okurları; sözüm size.. Sınıftaki oyuncağı bile kalp şeklinde kırılan Kahraman Öğretmenlerimi bu dinmeyen fırtınaya teslim etmeyin. Onları sınıflarına hapsetmeyin. Sınıfın kapısını siz açın dindi şu amansız fırtına deyin, seninle bir olmaya geldim deyin.

Gelin bu 24 Kasım’da “SEN İYİ Kİ ÖĞRETMEN OLMUŞSUN.” deyin..

Yürekten ama gerçekten yürekten deyin..

O zaman masalın adına da “24 Kasım Masalı” diyelim..

Gerçek bir masal olsun ama gerçek bir masal..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Biraz da Matematik :) * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.