Bahar ve Çocuk ve Kitap

IMAG47721

Çocuklara dair herkesin ama herkesin bildiği yegane bilgiler kendi çocukluklarından kalma anılardır.  Çocukların nasıl hissettiğini çoğu insan, çoğu zaman kendinden yola çıkarak anlamaya çalışır. Zaten çocukluk dediğimiz o özel zaman dilimi öyle bir kazınmıştır ki hafızamıza ömrü billah o tadı arar, bulduk mu dünyanın en mutlu ve birden de en hüzünlü insanı biz oluruz. Biliriz çünkü, o duyguyu büyük bedenlerimizde yaşadığımızı..

Çocukluktan bana kalan hatıralardan biri de mutlu baharlardı. Yaza dönmüş baharlarda şehirden köye gitme imkanımız olurdu. Bir Türkiye gerçeği olan öğrencilerin tatil kitapları ki bilmeyen yoktur herhalde “şu kırmızı kapaklı kalın tüm dersler kitabı” :)  muhakkak gideceğimiz yere bizimle gelirdi. :))  Yine bir yolculuk hali ve yine tatil kitabı benimle.. Köye vardığımız da herşeyi kurcalayıp yavaş yavaş yeni uğraşlar bulma yolunu tutunca o kocaman kitabı alır  bir banta (armut) ağacına tırmanırdım. Maksat ders çalışmak değil ya. :D Koca kitapla ağaca tırmanmak bir adrenalin işi küçük bedenimde. “Türkiye’nin en yüksek dağı Ağrı Dağı yüksekliği 5.137 m, en büyük gölümüz Van gölü yüz ölçümü 3.755 km kare” bu bilgileri ve daha çoğunu karga gibi tünediğim ağaç dalında öğrendim. Çıkmaz aklımdan o gün bugündür. Çünkü öğrenmek için bir mekan yapmıştım kendime ve açık hava gibi sihirli bir formülüm vardı. Öğretmen olunca çocukluk anılarımı karıştırınca aslında pedagojiye dair o kadar şey buluyorum ki.. Öğrenmek, öğrenmeyi kalıcı hale getirmek için hazırlayıcı elemanların ne kadar büyük rolü var örnek verdiğim şu çocukluk yaşantımda..

Konuyu şuraya getireceğim. Önümüz bahar. Bu kadar ev kuşu olduğumuz yeter. Hadi şimdi bahçeler, yollar, sokaklar, yeryüzü çocuk açsın. Alın çocukları güneşle selamlaşın.

Havalar pek sıcak olmasa da güneşin parladığı bir gün kızıma da yaşadığım çocukluktan tattırmak istedim. Kitap karıştırmayı sever. Daha önce görmediği iki kitabı yanımıza aldım. Açık hava da kitabı karıştırdık, resimlerin ne olduğunu söyledim. Bu gezimiz bize papağan kelimesini kazandırdı. Şimdilik papağğ dese de tanıyor, gösterebiliyor. Sanırım o da annesi gibi unutmaz onu bir bu kadar sene.. :))

NOT 1:

Einstein’a 1 mil kaç feettir? diye sormuşlar. Einstein cevaplamış; “Bilmiyorum. Herhangi bir referans kitabından iki dakikada bulabileceğim gerçeklerle neden beynimi doldurayım?” demiş.

NOT 2:

NOT 1’deki gerçeği yakalayan bir ülke olacağımız üzerine umutluyum..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Biraz da Matematik :) * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.