Ben Bu Sınıfa Aitim!

IMG_6054

Miniklerin okula başlamaları hem aileleri için hem öğretmenleri için hem de kendileri için unutulmaz birer maceradır. :) Çocuklarla yalnız kalınca merdivende onlarla birlikte ağlayan öğretmenin karikatürü bu halin en tersten IQ örneği olsa gerek..

Uyum haftası boyunca miniklerin bu heyecanı yenebilmeleri için ailelerin daha sağ duyulu olup bu süreci öğretmenle işbirliği için de geçirmeleri gerekli. Çocuğu tabiri caizse damdan düşer gibi sınıfta öğretmenle yalnız bırakmak doğru değildir. Lütfen uyum sürecinde öğretmenin direktifleri doğrultusunda çocuğunuzla birlikte olun.

Bu süreçte öğretmen olarak benim uyguladığım metot şöyle;

– Ailesi ile birlikte gelen minikle tanıştıktan sonra bu sınıfa ait olduğunu hissettirmek için üzerinde adı olan bir rozet takıyorum. (Özel anaokullarında önceden hazırlanmış cici rozetler var fakat benim gibi durumu iyi olmayan bir anasınıfında çalışıyorsanız kırtasiyeden bulabileceğiniz yumuşak dokulu etiketleri rozet gibi kullanabilirsiniz.) Bu rozeti uyum haftası boyunca çıkarmaması gerektiğini söylüyor, diğer hafta ise sınıfta istediği herhangi bir yere yapıştırmasını istiyorum.  Böylece sınıfıyla rozeti vasıtası ile bağ kurmasını sağlıyorum.

– Ardından içinde annelerinde olduğu bir oyun seçiyorum ve çocuklarla bu oyunu oynuyoruz. Öğretmenin korkunç biri olmadığını gören minik sınıfta daha rahat davranmaya başladığı an anneleri seyirci köşesine alıyor ve miniklerle grup oyunu oynuyoruz. Burada öğretmenin dikkat etmesi gereken nokta oyunun az kuralı olan anlaşılır bir oyun olması ve rekabet içermemesi. Aksi halde kazanan kaybeden öğeleri olursa, yeni tanımaya başladığınız miniklerden kaybetmekle arası iyi olmayan çıkabilir. ;)

– İlk gün oyunlarla böyle eğlenceli geçerken diğer günlerde oyunlarla birlikte sınıfın kurallarını öğretmeyi hedefliyorum. Eğer ilk gün  yapması ve yapmaması gerekenlerden (kurallardan) bahsederseniz bu okulun aslında bir kurallar yığını olduğunu düşündürüp ertesi gün okula isteksiz gelişlere neden olur. Bu yüzden kurallar oyun aralarında ve en kalıcı şekilde mesela daha önce hiç karşılaşmadıkları drama ile ya da kukla gösterisi ile verilebilir.

– İlk günler sınıfın içinde olan anneler diğer günler kademeli olarak sınıftan uzaklaştırılır. Önce sınıfın içinde fakat kapıya yakın bir yerde, sonra sınıfın dışında kapı açık halde hemen kapının yanında, sonra yine sınıfın dışında kapı kapalı iken hemen kapının yanında ve çocuk ne zaman annesini görmek isterse görecek şekilde, sonra koridorda, bahçede ve akabinde evde. :) Bu sürecin uzunluğu çocuktan çocuğa farklılık gösteriyor fakat sırayı bozmadan yapıldığı takdirde kesin sonuç alınan bir metot. ;)  Süreci bozan bir kaç nokta var onu da söylemeden geçmeyeyim. Eğer çocuk kapalı olan kapı arkasındaki annesini görmek ister ve annesini orada bulamazsa henüz tanıştığı öğretmenine karşı güvensizlik duygusu beslemeye başlayabilir ve bir sonraki aşama olan annesinin koridorda dolaşmasına izin vermeyebilir. O yüzden annelere rica edin lütfen söylediğinizin dışında hareket etmesinler. Eğer ilk günlerde aranızda bir güven bağı kurarsanız bütün bir sene boyunca bu bağın güzelliklerinden faydalanırsınız. :)

– Aileler ihtiyaç listesini tamamladıkça miniklerin dolaplarına yerleşmeleri ve eşyalarıyla birlikte sınıfta vakit geçirmeleri işinizi iyice kolaylaştıracaktır. Kendi boyaları ile resim yapmak, yeni arkadaşlarına dolaplarını göstermek ve onlarla birlikte dolaplarını düzenlemek minikleri emin olun sınıfa bağlayacak… “Hayır daha dün düzeltiniz dolaplarınızı bugün düzeltmenize gerek yok” cümlelerini çok kuracaksınız. :)

Şimdiden bol eğlenceli ve öğretici bir yıl olamasını diliyorum..

IMG_6053

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Biraz da Matematik :) * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.