Sanık

IMG_6899Saatlerin ne zaman geri alınıp alınmayacağından bi haber; bu pazar şöyle bir olay geçti başımdan. 1 yaşındaki kızım erken yatar ve erken kalkar. Genel de sabah 7 civarlarında uyanır. Bu bazen 6:40 olur bazen 7:20.. Geçtiğimiz pazar günü de tatlı uykularından dünyaya teşrif etmişti ki saate bakınca 5:45 olduğunu gördüm “aaa bu çocuk bu kadar erken neden uyandı, yok yok hemen uyumalı tekrar.” Hobbaa bi kucağa alma ve pış pışlama hali bende. Kız inatla uyumak istemiyor. Uyku mahmurluğunun verdiği hali de ben uykusu var da naz yapıyor diye algılıyorum. Neyse birazcık oynayalım uykusu gelir deyip telefondaki saatimi 6:30 ettik. Ama benim uykum taşıyor. O uykudan uzaklaştıkça ben ya niye bozuldu bebemin düzeni diye kendimi sorguluyorum. Akşam ne yedik, ateşimi var, bi yerini bişi mi ısırdı derken saat 7:30. Onu uyutmak için yapabileceğim herşeyi yapıyorken sonunda bu kadar çabama kayıtsız kalmadı ve saat 8:20 de uyudu. Bende onunla uyumuşum. Çünkü bir hayli düşünmüş ve yorulmuştum. :) Gözlerimizi açtığımızda telefondaki saat 11:00 di. Hay Allah günü ıskaladık diye somurturken bütün bir sabaha şahit eşim saat 12 oldu sahi ıskaladın pazarı deyince nasıl yanı saat nasıl 12 ya deyip kızıma sarılmam bir oldu. Benim telefonum akşamdan saati bir saat geri almış, kızım 5:45 de değil 6: 45 te yani normalde uyanması gereken saatte uyanmış ve ben ona, onun düzenine güvenmeyip onu uyumaya zorlamışım. Pazarı ucundan yakalamak adına okuduğum e-kitabın bir bölümünü alıntı yapmanın tam zamanı..

Çocuklarla ilişkilerinde yetişkinler, bencilden çok ben-merkezcidirler. Çocuğun ruhuyla ilgili her şeye kendi açılarından bakarlar. Bu yüzden de doğan yanlış anlamaların sonu gelmez. Bu tutumları yüzündendir ki, yetişkinler çocuğu kendi çabalarıyla dolduracakları boş bir şey gözüyle görürler; onu, uğruna elden geleni yapmaları gereken çaresiz ve cansız bir nesne bellerler; bir iç kılavuzdan yoksun, her daim güdülmeye muhtaç bir varlık sanırlar. Kısacası yetişkin kendini çocuğun yaratıcısı bilir ve onun hareketlerini kendisinin çocukla olan ilişkileri açısından iyi ya da kötü diye yargılar. Yetişkin kendini çocuktaki iyi ve kötü ölçüsü, kıstası sanır. Kendini yanılmaz, çocuğa örnek, model olabilecek tek varlık olarak görür. Çocuk o modele göre yoğrulacaktır. Çocuğun yeti˛kinin yolundan sapması, yeti˛kinin hemen müdahale edip düzeltmesi gerektiği sanılan bir bela, bir illet, bir kötülüktür. Böyle hareket eden bir yetişkin, istediği kadar çocuğa karşı sevgi, şevk ve esirgemezlik ruhuyla dolu olduğunu sansın, çocuğun öz kişiliğinin GELİŞİMİNİ bilinçsizce baskılamaktadır.

Maria MONTESSORİ, ÇOCUK EĞİTİMİ “montessori metodu” sayfa:26

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Biraz da Matematik :) * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.